Ahmet Şık Kimdir?

Ahmet Şık Portre, Fotoğraf Vedat Arık

Ahmet Şık, 1970 yılında Adana ilinde doğdu. İlk ve ortaokulu Adana’da, liseyi Antalya’da okudu. 1989’da başladığı İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden 1994’te mezun oldu.

Üniversitedeki ilk yılın sonunda, 1990’da Milliyet gazetesinde staja başladı. Daha sonra sırasıyla Cumhuriyet, Evrensel, Yeni Yüzyıl, Radikal, BirGün ve Nokta dergisinde muhabir, Reuters haber ajansında foto muhabiri olarak çalıştı. 7 yıl boyunca Bilgi Üniversitesi’nde gazetecilik dersi veren Şık, 2014 yılından sonra mesleğine dönerek, milletvekili adayı olduğu için istifa edene dek Cumhuriyet gazetesinde çalıştı.

Çalıştığı sürece “hak haberciliği” alanının temsilcisiydi. Ağırlıklı olarak insan hakları, işkence, polis şiddeti, Kürt halkının üzerindeki baskılar, düşünce, ifade hürriyeti, faili meçhul cinayetler ile devletin illegal faaliyetlerini konu edinen araştırma ürünü haberleri konu alıyordu. Gözaltında kaybedilenler, yargısız infazlarda katledilenler, işkenceye maruz kalanlar yani devletin güvenlik güçlerinin organize ve sistematik saldırılarına maruz kalan, ezilen herkesin sesi oldu. Gazetecilik meslek örgütleri tarafından çok sayıda ulusal gazetecilik ödülü kazandı.

Ahmet Şık’ın profesyonel gazetecilikten akademiye yönelmesinin en büyük sebebi, yürüttüğü sendikal faaliyetten dolayı patronların Şık’ı ana akım olarak anılan medyadan aforoz etmeleri oldu. 2005 yılında Radikal gazetesinde çalışırken yürüttüğü sendikal faaliyetlerin yanı sıra gasp edilmiş haklarının iadesi için Doğan Medya Grubu aleyhine dava açması nedeniyle işten çıkarılan Ahmet Şık’ın, sonrasında çalışmaya başladığı Aktüel dergisinde de açtığı dava gerekçe gösterilerek işine son verildi. İşten çıkarılma gerekçesi ise “performans düşüklüğü” idi. Bu gerekçeye cevabı Ahmet, 8 Mart 2007’de medyanın askerler tarafından fişlendiğini ortaya koyan “Askerin medya notları!” başlıklı haberiyle verdi. Medya Andıcı, çalışmadığı gerekçesiyle kovulduğu Radikal’de manşetten yayımlandı. Şık, daha sonra 7 yıl boyunca öğretim görevlisi olarak çalıştığı Bilgi Üniversitesi’nde de sendikal faaliyetlerin öncülüğünü yaptı.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) üyesi olan Şık, çok sayıda haftalık, aylık dergi ve günlük gazete ile bazı sivil toplum örgütlerinin yayınlarında insan hakları, gazetecilik ve meslek etiği konularında yazılar kaleme aldı.

Mesleki faaliyetleri nedeniyle birçok kez hakkında dava açılan Şık, Hrant Dink suikastı sonrasında Nokta dergisinde yayımlanan “Asker İç Güvenlikten Elini Çekmeli” başlıklı röportaj ve Hayata Dönüş Operasyonu’nun yıl dönümünde Bayrampaşa Cezaevi’nin kadın koğuşunda sağ kurtulan Münevver Köz ile yapılan “Bayrampaşa’da O Gün” başlıklı söyleşi nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesinden yargılandı.

Gülen Cemaati’nin polis ve yargıdaki örgütlenmesi ve hukuksuz faaliyetlerini ele aldığı “İmamın Ordusu” isimli kitabını yazarken, çalışması henüz taslak aşamasında iken 2011 yılında tutuklandı. Gülen Cemaati’nin militer kanadı olan polis ve yargıdaki mensuplarının komplosuyla tutuklanan Ahmet Şık, Ergenekon adı verilen örgüte yardım yataklık etmekle suçlandı. Yaklaşık 13 ay hapis yattıktan sonra serbest bırakılan Şık, 6 yıl sonra bu davadan beraat etti.

Ahmet Şık, 2016 yılında mesleki faaliyetleri suçlama konusu edilerek yeniden tutuklandı. Türkiye yargısının düştüğü halin özeti olacak bu davada da Şık, daha önce kendisini komplo kurarak hapse atan Gülen Cemaati’nin, FETÖ denilen örgütüne yardım yataklık etmekle suçlandı. Yaklaşık 15 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest kalan Şık’a bu davada 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Daha önce de TCK 301’inci maddeden yargılanıp beraat eden Ahmet Şık, sosyal medya iletileri ve bazı haberleri gerekçe gösterilerek, “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçlamasıyla aynı maddeden halen yargılanıyor.

KİTAPLARI

  • Başkasının Acısına Bakmak (2006) Türkiye’de, mayın ve savaş atıklarından dolayı yaralanarak sakat kalmış kişilerin kısa hikayelerinin anlatıldığı, Diyarbakır Barosu’nun desteğiyle yayımlanan fotoğraf kitabı.
  • Kırk Katır Kırk Satır (Ergenekon’da Kim Kimdir / Ergenekon’u Anlama Kılavuzu) (2010) Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu ile birlikte kaleme alınan iki ciltlik kitapta, o güne kadar ortaya çıkan Ergenekon soruşturmalarına yönelik ilk 6 iddianamenin özeti, davaların anlattıkları ve anlatmadıkları dile getiriliyor.
  • İmamın Ordusu (2011) Gülen Cemaati’nin güvenlik bürokrasisi / yargı içindeki örgütlenmesi ve Ergenekon soruşturmalarındaki hukuksuzluklardaki rolü irdeleniyor.
  • Pusu: Devletin Yeni Sahipleri (2012) Ergenekonculuk suçlaması yöneltilerek tutuklanması sürecini ele alıyor.
  • Paralel Yürüdük Biz Bu Yollarda (2014) İktidar ve suç ortaklığı yapan AKP ve Gülen Cemaati’nin devlet gücünün bölüşümü nedeniyle giriştikleri iktidar kavgasının nasıl bir meydan muharebesine dönüştüğü anlatılıyor.

ÖDÜLLERİ

1994 Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Bülent Dikmener Haber Ödülü

1995 Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Fotoğraf Ödülü

2001 Mayın sonucu yaşanan mağduriyetleri anlatan “Yeraltındaki Katiller” isimli haberiyle Metin Göktepe Ödülü’nü aldı.

2002 “Hayata Dönüş” adı verilen, hapishanelerdeki siyasi tutuklulara yönelik kanlı operasyonlardaki hukuksuzlukları anlatan “Gerçeğe Dönüş” başlıklı haberiyle Metin Göktepe Ödülü’nü aldı.

2002 Aynı haberle Çağdaş Gazeteciler Derneği Rafet Genç Haber Ödülü’nü aldı.

2002 Bursa Çağdaş Gazeteciler Derneği Haber Ödülü

2005 Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin Dayanışma Ödülü’nü aldı.

2007 Nokta dergisinde yayımlanan “İki tür gazeteci vardır: TSK karşıtları, TSK yandaşları” başlıklı haberiyle Metin Göktepe Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.

2007 Musa Anter Haber Ödülü

2011 Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü Ödülü

2011 Sosyal Demokrasi Vakfı İnsan Hakları Demokrasi Barış ve Dayanışma Ödülü

2012 İnsan Hakları Derneği Ayşe Nur Zarakolu Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü

2013 İfade Özgürlüğü İçin Kanadalı Gazeteciler Örgütü (CJFE) Uluslararası Basın Özgürlüğü Ödülü

2014 Uluslararası medya çalışanlarının oluşturduğu UNESCO/Guillermo Cano Dünya Basın Özgürlüğü Ödülü.

2016 Çağdaş Gazeteciler Derneği Dayanışma Ödülü

2017 Almanya’da ana akım medyanın görmediği haberlere dikkat çekmek için kurulan bir inisiyatif olan Initiative Nachrichtenaufklärung tarafından verilen Günter Wallraff Eleştirel Gazetecilik Ödülü

2017 Özgürlük İçin Friedrich Naumann Vakfı Raif Badawi Gazetecilik Ödülü